Kurdî English

01.02.2014 Cumartesi günü saat 17.00-19.00 arası İsmail Beşikçi Vakfı ve Kürt Tarihi Dergisi’nin ortaklaşa düzenlediği Ramazan Alan ile Modern Kürt Edebiyatı üzerine bir söyleşi gerçekleştirildi. Bendname ve Folklor û Roman kitapları ile Kürt Edebiyatı için modern eleştirinin temelini atan yazar, sayısız örneklerle Kürt modern edebiyatının başlangıcı ve özelliklerini dinleyenlerle paylaştı. Yaklaşık iki saat süren söyleşide:

Kamusal alanların oluşması ile ortaya çıkan tartışmaların sahnesi haline gelen edebiyatın modern olarak adlandırılabileceği vurgulandı. Kürt edebiyatı özelinde modern edebiyatın başlıca özelliklerinden birisi doğal olarak politize bir edebiyat olmasıdır denildi.

Remezan Alan’a göre modern Kürt edebiyatı “Hecî Qadirê Koyî” ile başlar. Söyleşide “Evdilrehîm Rehmiyê Hekari” “Cegerxwîn” “Celadet Bedirxan” “Kamûran Bedrixan” “Fûat Temo” “Cemîl Seid” “Pîremêrd” ve saymaya devam edebileceğimiz birçok yazardan ve eserlerinden bahsedildi. Bahsedilen yazarların kültürel kodlar ve kolektif semboller kullanmaları açısından ortaklaştıklarından söz edildi. Bu kodlar edebi eserlerde yurtseverlik, vatanperverlik, namus, misafirperverlik bayrakseverlik olarak karşımıza çıkmakta ve bu şekilde milli kimlik üretilmektedir denildi. Daha da ayrıntılandıracak olursak, Kürdistan’ın kolonyal paylaşımına tepki olarak gelişmeye devam eden Kürt modern edebiyatı; ülke hasreti, isyan, ulusal kurtuluş gibi konulara ağırlık verir. Bir yönü ile de TC ye karşı anti-kolonyalist bir söylem oluşturur denildi. Yazarlar çoğu zaman hem aktivist hem yazar olarak üretim faaliyetlerine devam ederler. Kürtlerin içinde bulunduğu zor koşullar, edebiyatın edebiliğine sekte vurmuş onu politikanın nesnesi haline getirmiştir. Bizim modernleşmemiz politik bir modernleşmedir. Bu da sadece Kürtlerin değil esaret altındaki halkların edebiyatlarının ortak bir özelliğidir. Edebiyatın temel sorunlarından biri de belki bir daha yazamam o yüzden bir kitapta ne istiyorsam onu yazayım mantığı ile yaklaşılmasıdır denildi. Kürtçenin yasaklanmasının edebiyata olan etkisinin korkunç olduğunu söylememiz mümkün. Yasaklara karşı Kürtçe yazmak yurtsever bir misyon gibi algılandığından edebi kaygı güdülmeden yazılan eserler okuyucuyu hem yoruyor hem de onu Kürtçe okumaktan soğutuyor. Metin yazarlığı birçok kötülük yapmış olabilir ama yaptığı en büyük kötülük kültürü okurun gözünde küçük düşürmesidir.

Alan, edebi bir eserde nedensellik ilkesinin önemli olduğunu ve bunun gibi uyulması gereken birçok edebi kaidenin olduğunu söyledi. Devamla, sorun edebiyatın politik olması değildir. Zaten Kürt olmanın ve Kürtçe yazmanın yoğun bir politika gerektirdiği bir ortamda edebiyatın politik olmaması mümkün değildir. Mesele politik kaygının edebi kaygının önüne geçmesidir. Aydın ve yazar kimliğini birbiri ile harmanlayan Kürt edebiyatçının farkındalığı estetik açısından çoğu zaman bir handikaba dönüşmektedir. Kürtçe edebiyat üretmek bizim görevimizdir mantığı ile yaklaşılması sonucu ortaya “az yazmak” gibi bir kavram çıkmaktadır. Bu bir genellemedir ve elbette istisnalar vardır ama bir Kürt yazar eğer sadece bir ürün çıkarmış ve o alanda ürün vermeyi bırakmışsa o ürünün edebiliği şüphelidir. Bu ürün muhtemelen ben ölmeden önce yazabileceğim her şeyi bu kitapta yazayım da bırakayım mantığı ile yazılmıştır.

Eskiden sırf Kürtçe yazmak adına sürgün edilen ve dilin yok olmasını engellemek için mücadele eden yazarlara minnettarız. Yalnız artık devir değişti. Artık sadece Kürtçe yazmak yetmez. Ama Kürtçe yazıyor olmak hala bir özveri işidir. Xanî’nin dediği gibi “nivisandina kurdî koyî kenarî bûne” yani Kürtçe yazmak kıyıda köşede kalmaktır. Alan, ama belki de Kürtçe yazma isteğimiz ve Kürtçe yazdığımız için gurur duymamızın sebebi de bu kıyıda köşede bırakılmışlıktır dedi.

Söyleşi salonunda hararetle tartışılan konulardan birisi de; Ehmedê Xanî’nin modern anlamda Kürt milliyetçiliğini başlatan aydın olup olmadığı, dolayısı ile modern Kürt Edebiyatı için milat olarak alınıp alınamayacağı idi. Soru soran bazı dinleyicilerin aksine Alan, Ehmedê Xanî de milliyetçi öğelere rastlandığını fakat onun bütün eserleri göz önüne alındığında milliyetçilik yaptığı kısımların çok küçük kaldığı ve onun bütün yazın kariyerini milliyetçi-modern olarak etiketlendirmemize izin vermediğini dile getirdi. Alan aynı zamanda Xanî yî milliyetçi olarak kodlamamızın onu kullanmak olduğunu ve onu kullanmamamız gerektiğini vurguladı. 

Velhasılî kelam, Remezan Alan’a göre bütün bu süreçler ve tartışmalar içinde metnin otonomisi-özerkliği ihmal edilmemelidir.

Hêja Türk


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Copyright © 2017