Kurdî English

İsmail Beşikci, Boğaziçi Üniversitesi Fahri Doktora Unvanı töreninde;

“ÜNİVERSİTE OLSAYDI YÖK OLMAZDI!” Dedi.

Boğaziçi Üniversitesi, kuruluşunun 150. Yılı etkinlikleri vesilesiyle 12 Aralık. 2013 tarihinde düzenlediği törende üç kişiye Fahri Doktora Unvanı verdi. Düzenlenen törende,  sosyoloji alanında Dr. İsmail Beşikci’nin yanı sıra, Tıbbi Genetik alanındaki çalışmaları ile Prof. Dr. Engin Bermek’e ve Şehir Tarihçiliği alanında yaptığı mimari araştırmalarla Prof. Dr. Zeynep Çelik’e Fahri Doktora Unvanı verdi. Diğer yandan 19 Aralık 2013 tarihinde de Tabiatın Korunması ile ilgili bilimsel çalışmalara yaptığı katkıları nedeniyle Fener Rum Patriği Bartholomeos’a da ayrıca Fahri Doktora Unvanı verileceği belirtildi.

Fahri Doktora Unvanı töreninde açılış konuşması yapan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Gülay Barbarasoğlu konuşmasında “Toplumda bilimsel çalışma yapan, sosyal bilimlerin kurumlaşmasında saygın yer edinen, Kürt sorunu konusundaki bilimsel araştırmaları ile öncü ve çığır açıcı, sosyolojik ve tarihsel araştırmalar yapan,  sosyolojik eşitsizliği, kültürel ve etnik tahakkümü olgusal olarak ortaya koyan, sosyal bilimler yazınına temel eserler kazandıran, bu çalışmalarda kararlı ve bilim etiğinden taviz vermemesi nedeniyle Sayın Dr. İsmail Beşikçi’ye fahri doktorayı verdiklerini” söyledi.

İsmail Beşikci’nin bu çalışmaları nedeniyle, idari ve cezai takibata uğradığı, bunun neticesinde 17 yılı aşkın bir süreyi cezaevinde yargılamalar ve yargılama süreçleriyle geçirdiğini de belirten üniversite yetkilileri, “bugün Türkiye kamuoyunda, siyasette ve akademide Kürt meselesine dair tabuların yıkılmasında, konuşulabilmesinde, araştırılabilmesinde, Dr. Beşikci’nin bilimsel çalışmalarının tartışmasız büyük katkısı olmuştur” ifadesini dile getirdiler.

Boğaziçi Üniversitesi’nin bu Fahri Doktora Unvanı girişimi Türk Üniversiteleri’nin İsmail Beşikci, Kürdistan ve Kürt sorunu ile yüzleşmesinin başlangıcı olursa, olumluya delalet sayılabilir.

İsmail Beşikci, 15 dakikayı aşkın konuşmasında özet olarak, kendisinin 1960’lardan sonra Kürt sorunu ile karşılaştığını, doktora tezini “Doğuda Yapısal Sorunlar/Göçebe Alikan Aşireti” konusunda verdiğini, o gün Prof. Dr. İbrahim Yasa, Prof. Dr. Mübeccel Kıray, Prof. Fehmi Yavuz’un içinde yer aldığı heyet tarafından kabul edildiğini” belirtti. Beşikci konuşmasını “doktora tezimi içeren kitaba, 25. yıl sonra yazdığım önsözde ‘1960’larda yazdığım bu çalışmada esas olarak büyük yanlışların olduğunu belirtim. Çünkü ben, 1971’den sonra Diyarbakır’da kaldığım cezaevinde ve yargılandığım koşullarda olguyu daha detaylı kavramaya başladım ve çok farklı sonuçlara vardım.” diye sürdürdü. Devamında, “bu değişim ve araştırmalarda cezai ve idari yargılamalarla karşılaşılıyor. Mahkemeler, üniversite hocalarına, profesörlerine düşüncelerinden ötürü yargıladıkları kişilerin kitap ya da yazılarında ‘suç olup olmadığına dair görüş istiyor. Üniversite profesörleri de “suç vardır “ ve ya “suç yoktur” diye bildirimde bulunuyorlar. Burada kitap ya da düşüncenin bilimsel eleştirisi ya da kritiği yoktur. Bilim insanının bir düşüncede ‘suç vardır’ ya da ‘suç yoktur’ demesinin bilimle, bilim yöntemiyle alakası yoktur. Düşüncede, doğru, yanlış ya da eksik olabilir ancak ‘suç var’ ya da ‘suç yok’ denmesi çok yanlış bir tutum olur. Burada eleştiri ve bilimsel davranış yoktur, olamaz” dedi.

İsmail Beşikci; Düşünce ve ifade özgürlüğü olmaksızın akademik özgürlüğün de olmayacağını belirttiği konuşmasında, 1968 yılında Erzurum Üniversitesinde iken eline Robert Koleji Kulübü Dergisi’nin geçtiğini, dergide ‘Türk Folkloru ve Kültürü’ diye bir yazının olduğunu söyledi. O yazıyı eleştiren Beşikci ‘Türkiye’de sadece Türklerin, Türk folklor ve kültürünün değil, başka folklor ve kültürlerin de olduğunu’ belirten bir eleştirel yazı yazmıştım. Yazı o dergide yayınlandı, ancak Türk Kültürü dışında bir kültürün ve folklorun olduğunun üniversitelerde de varlığının işlenmediğini hep gördük” diyerek Robert Kolej’e dair bir anısını da paylaştı.

Doktora unvanının Fener Rum Patriğine verilmesinin kendisini çok heyecanlandırdığını belirten Dr. İsmail Beşikci, konuşmasını şöyle sürdürdü; “15. Ve 17. yüzyıllarda manastırda bile bilimsel eğitimin gizli yapıldığını, bilim insanlarının düşüncelerinden dolayı Buruno gibi yakıldıklarını biliyoruz. Fener Rum Patriği Bartelemeo’nun; ekolojik çalışmalara verdiği bilimsel desteğin büyük bir anlamı var, kendisini kutlarım!” dedi. İsmail Beşikci Konuşmasının devamında şöyle dedi;

150 yıl evvel kurulan Robert Koleji yani bugünkü Boğaziçi Üniversitesi ile yaklaşık aynı yaşta olan o günkü Darü’l Fünun yani İstanbul Üniversitesinde yaşanan bir durumu da belirtmek isterim. 1982 yılında İstanbul Üniversitesi öğretim heyeti bir karar alarak, dönemin Cumhurbaşkanı, Devlet Başkanı ve Genel Kurmay Başkanı olan 12 Eylül 1980 darbe liderine ‘Hukuk alanında yaptığı bilimsel araştırmalar nedeniyle, Fahri Doktora Unvanını vermeyi Üniversite konseyine’ önerir. Üniversite konseyi de ‘Cumhurbaşkanı, Devlet Başkanı, Genel Kurmay Başkanı olan Kenan Evrene verilecek Fahri Doktora Unvanının basit kalacağını, bu nedenle fahri profesörlük unvanının verilmesi gerektiğini benimser ve bu durumu YÖK’e bildirir. YÖK ise bu fahri profesörlük unvanının tüm üniversitelerin farklı bölümleri tarafından verilmesini sağlar. Ancak bu kadar üniversiteyi gezip, bu kadar töreni yapmasının Devlet Başkanı, Cumhur Başkanı ve Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren açısından zor olacağını düşünerek, fahri profesörlük unvanlarının bir kurul tarafından toplanarak kendisine bir seferde toptan takdim edilmesini sağlarlar. Bu, Türkiye’de Üniversitelerin bilimsel alandan ne kadar uzak, resmi ideolojiye ne kadar yakın olduğunu da göstermesi açısından önemli bir gösterge olmuştur.”

İsmail Beşikci, konuşmasını “Bugün Türkiye’de Yüksek öğretim Kurumu (YÖK)’nun varlığı eleştiriliyor. Asıl tartışılması anlaşılması gereken şey şudur; Türkiye’de üniversiteler olmadığı için YÖK vardır” dedi.  İsmail Beşikci davetliler tarafından ayakta ve coşkuyla alkışlandı! Konuşmaların ardından verilen kokteyl ile program sona erdi.

Ahmet Önal

12.12.2013

 

Fotoğraflar için tıklayınız...

Basında çıkan haberler

Kurdistan-Post devamı için tıklayınız...

Radikal devamı için tıklayınız...

Bianet devamı için tıklayınız...

 


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Copyright © 2017