Kurdî English

Cengiz Çandar’ın konuşmasını yaptığı söyleşiye ise Yazar Fehim Işık moderatörlük yaptı. Söyleşiye Kürt Vicdani Retçi Ali Fikri Işık, Rahmet Ahmet Kaya’ın eşi Gülten Kaya ve Genç Akademisyenler de katıldı. Söyleşi iki oturumdan oluşurken Cengiz Çandar’ın ilk oturumda yaklaşık bir buçuk saat durmadan konuşması ve dinleyenlerden feyz aldığı gözlerden kaçmadı.

Çandar konuşmalarında bir çok ülkede aldığı deneyimleri dinleyicilerle paylaşırken meslek hayatında karşısına çıkan Kürt meselesine dair ne varsa söylemeye çalıştığı da gözden kaçmadı.

Çandar, “Taksim Gezi Parkı’nda toplanan kitlenin şiarı ortadayken bizlerin gelipte burada süreci konuşması bana İstanbul kuşatılırken Bizanslıların meleklerin cinsiyetini tartışmasını hatırlattı. Hadi taksime bu kadar yakın olmasaydık, Hakkari ve ya Şırnak’da olsaydık konuşabilirdik. Ayrıca gezi parkında olup bitenlerinde mutlaka sürece etki olabileceğine de düşünmek lazım.” diyerek sözlerine başladı.

Öcalan’ın hapiste olması bir handikaptır

Çandar sözlerinin devamında ,”Türkiyede’ki bu sürecin 2 karakteristiği var. Bundan önce ‘açılım’ vardı. Ve bu açılımın olması sonuç itibariyle süreci umutlu kıldı. Çünkü her iki tarafta güçlü iki lider var. bu iki lider aktörlerden birisi Tutuklu Öcalan ve diğeride Türkiye’de %50 oy almış Erdoğan var. Öcalan’ın hapiste olması bir handikaptır. Onun hapiste oluş handikapını bir şekilde kapatmak gerekiyor.”dedi. Cengiz Çandar sürecin işlediğine dikkat çekerek, “Türkiye’de önce silahlar susuyor ve Kürtler Öcalan’a uyuyor ve Kürtler açısından süreç bu şekilde işlediğini görüyoruz. Diğer tarafta %50 oy alan başbakan var. başbakanın iradesi ve talimatıyla Mit Müsteşarı İmralı ile görüşmeler yapıyor. Bu görüşmelerden sonra PKK’ye saldırılar sona eriyor. Yani diğer taraftan da aslında süreç işliyor” dedi. Barış liderlerin güçlü irade koyması ile olur. Bu iki lider Başbakan ve Öcalandır ama arada asimetrik bir ilişki var. Biri dörtduvar arasında, bu asimetrik durum kandil ve BDP ile telafi edilmeye calışılıyor. Bu sürecin diğer aktörü yani popüler olan Başbakanın talimatıyla MİT imralıya gidiyor ve süreç böyle ilerliyor. Önce ateşkes lazım bunun icin PKK susmalı onu susturacak kim Öcalan ve sonra mektup süreci başladı.Sadece el yazma mektuplarla başladı. el yazma mektuplar olması karşılıklı güven ilişklisini de geliştirdi.  Ve neticede 21 martta cağrı oldu” dedi.

Gazeteci ordusu önünde Karayılan, Silahlar sustu dedi

Barış sürecinin başladığı 21 Mart Diyarbakır nevrozuna değinen Cengiz Çandar, “21 Mart tarihi itibariyle tüm gazeteci ve halkın önünde Öcalan’ın mesajı okundu. Daha sonra KCK Yürütme Konseyi Başkanı Karayılan bir gazeteci ordusu önünde silahlar artık sustu dedi” dedi. Hasan Cemal’i kastederek tüm açıklamalara arkadaşım da tanık oldu dedi.

Başbakanın kimyası bozuldu diyebiliriz

Cangiz Çandar sürecin şuanda işlediğini ve bunların somut örneklerinin olduğunu söyledi. Çandar,”Basbakan MİT’e ’ Git Öcalan ile görüş’ diyor. Başbakan Adalet bakanına ’şu paketleri hazırla’ diyor. Ve başbakan Beşir Atalaya ’Sen söyle açıklama yap’ diyor. Böyle giden bir süreç var. Taksim olayları bunu nasıl etkiler. Başbakanın kimyası bozuldu diyebiliriz. Veya kimyası bozuk olmasından dolayı bu olaylar oldu. Karizma çizildi ama yine güçlü ama daha müteredit ve Kürtçesi daha tırsık(Korkak) bir Başbakan var diyebiliriz. Beş dakika mesafedeki bu olay Basbakanı etkiler ama nasıl etkiler bunu da zaman gösterir. Ayrıca Başbakan bu kadar karizması çizildiği halde seçime girse tekrar tek başına iktidarı alır” diyerek  ortadoğuda olup bitenlerin Türkiye’deki barış sürecine olan etkisindan bahsetti.  

Türkiye ise petrol kokusundan dolayı Kürtler ile olağanüstü bir ilişkiye girdi

Çandar,”Sürecin başbakan açısından açıklayan faktör bölgenin durumudur. Bölgede tarihten beri Türkiye İran ile güç rekabetine giriyor zaten tarihten beri rekabet vardı ve gittikçe de daha  belirginleşiyor. Irak üzerindende İranla bir güç rekabeti var. Suniler gitti Şii- Kürt ekseni geldi bu da İran ve Türkiyeyi buraya yöneltti. İran Şii kontenjanını doldurdu. Türkiye ise petrol kokusundan dolayı Kürtler ile olağanüstü bir ilişkiye girdi. Sıfır sorun politikasının başladığı ülke olan Suriye ile şu an kanlı bıçaklı bir halde. Ve Suriye ile ilişkilerin bozulmasından sonra tek sıfır sorunlu komşu Kürtler oldu. Şimdiye kadar hep ulusalcılarda Türkiyeyi  ABD yardımı ile Kürtler ile bölecekler korkusu vardı. ABDnin bunu yapması için sebep yok ve ABD’yi de manyaklar yönetmiyor. Ayrıca ABD’de Kürt aşkı ne zaman arttı ki bizi bölmeye çalışacak. Metal fırtına saçmalıkları Türkiyede en çok okunan kitaplar oldu. ABD hem Türkiye hem Arapları karşısına alamazdı. O sırada ABD Kürtlerle ilişkiye girin diyordu fakat Türkiye bundan tırsıyordu. Son zamanlarda Türkiye Kürdistan Bölgesel yönetimi ile ilişkiye girince ABD fazla samimi olmayın diyor. Şimdi Türkiye ile Kürdistan arasında petrol antlaşmasi her şey virgülüne kadar hazır. Fakat ABD karşı çıkıyor. Başbakanın son gezisinin gündem maddelerinden biri buydu ve bunu ABD nezdinde güçlü kılmak için 20 gün öncesine kadar Amerikan Exxon şirketini ortak ettiler ki kabul etsinler” diyerek sölerine şöyle devam ediyor.

2014’te başkan olmak istiyor 2024 kadar iktidarda kalmak istiyor

Çandar,“Tüm gelişmeler karşısında Maliki’nin yüreği ağzına geliyor. ABD ise şimdi Türkiyeye diyor ki bak bunu yaparsanız bunları tutamazsın diyor. Ama Tayyip Erdoğan gözü bunu görmüyor 2014’te başkan olmak istiyor, 2024 kadar iktidarda kalmak istiyor. İkinci Boğaz, Marmaray, Üçüncü havaalanı, Üçüncü köprü yapımı hep bu geleceğin hesabıdır. 59 yaşında 11 yıl Başbakanlık var arkasında ve daha 10 yıl kalmak istiyor bunun için güncel gelişmeleri takip etmesi lazım” dedi.

Rojava PKKnin kontrolünde

Çandar Suriye’deki siyasal gelişmelere dikkat çekerek,”15 Mart 2011’de hesapta olmayan Suriye olayları boy gösterdi. 15 mart 2011 de başlayan Suriye olayları alevi çekirdeğine dayanmaktadır. Bu savaş daha uzun yılları da alabilir. Kürtlerin nezdinde 14 marta dönülmez artık . Rojava kelimesi artık gündelik hayata girdi. Türk gazeteciler bile artık basında Rojava kelimesini kullanıyorlar. Rojava ise Türkiye’nin karakolluk olduğu PKKnin kontrolünde. Rojava’da Kürtler kendi kendini yönetiyor.” Dedi.

Kürdistanda ise 35 milyar varil petrol var

Başbakanın önümüzdeki yıllarda istikrarlı iktidarına devam etmek istediğini vurgulayan Çandar, başbakanın hedeflerinden bahsederek, “2014 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimi var. başbakanın ihtiraslı hedefleri söz konusu. Başbakanın uzun yıllar iktidarda kalması için için enerji sorununu halletmesi lazım. Türkiye’nin enerji ihtiyacı yıllık % 7 artıyor. Türkiyede günde tüketilen petrol 500 bin varil. Kürdistanda ise 35 milyar varil petrol var. Suudilerle beraber en zengin petrol burada. Hatta 70 milyar varil olduğu söyleniyor. Gazı da cabası. Bunun icin Kürtlere muhtaç, yıllar önce Kürdistan petrol bakanı ştım Hawrami bana ‘Petrolümüz var ve sadece beş milyon nüfusumuz var biz içemeyiz ki enayiliğe gerek yok bize yardım edin bizde sizde kazanalım. Petrol yukarda olduğu sürece değerlidir. Buda tek yol Türkiyeden olur.’ Dedi.

Eskiden ‘en iyi Kürdistan bölünmüş Kürdistandır algısı vardı

Çandar,’’Yıllar önce en sevdiğim yazımı yazmıştım. ‘TSK ile Kuzey Irak’a değil, TPAO ile Güney Kürdistan’a gidelim’ demiştim. Bu yazımın yayınlanmayacağını düşünüyordum ama o dönemde yayınlandığı için çok şaşırmıştım. O yazımda Artan enerji talebi ve uzun yıllar başta kalmak isteyen birinin kaçırmak istemediği bir şey olduğunu, bu süreç bunların bileşeniydi demiştim. İstikrarın Barzani üzerinden olacağını söylemiştim. Eskiden ‘en iyi Kürdistan bölünmüş Kürdistandır ve en iyi Kürt bölünen Kürttür’ düşüncesi vardı. Ve bu düşünce politik bir yoldu. Bu yolda denendi fakat artık bu tip politikalar Türklerin de işine gelmiyordu. Gelinen süreçte ve yakın gelecek tablo Kürdistan petrolü, 2014 te bir sürü seçim, Kürtler sadece dağda değil şehirlerde aktif, Rojava almış başını gidiyor bunlar süreci zorunlu getirdi’’ dedi. 

Kürtlerin geldiği konumu anlatmak için başından geçen bir olayı anlatan Cengiz Çandar: Behram Salih bir gün beni lüks bir restoranta yemeğe çağırdı. Yemek salonuna girdiğimde daha aramızda 5 metre varken kollarını açarak ve yüksek bir sesle Cengiz  bak Kürtler artık tarih sahnesinde ve artık zamanımız geldi. Evet Kürtlerin tarih zamanı geldi.

Abdullah Öcalan’ın MIT’e başvuru kağıdı çıksa bile Diyarbakırdaki halk diyecek ki bak Serok devleti içerden fethetmiş.

Bu devlet kurt ve kaşar bir devlettir. Bunu hesaba katmak lazım ve bu dervletin arkasında Osmanlı, Bizansa dayanıyor. Bu devletin genetik kodlarında devlet var. Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 devlet var. Hasan Cemal ile yaptığımız programda meşhur bir tarihçi bu 16 devlet dedikleri şeyden bir kısmı devlet değil, bir kısmı da Türk değil demişti. Ve bu devlet Kürtlerdeki bu ruh halini de anladı ve süreç böyle başladı. Başa dönersek iki temel aktöre dönelim bu aktörler olmazsa bu işin sonu gelmez. (bu arada ilginç bir anekdot anlattı Vahap Coşkun ile Burkay arasında. Burkay’ın Öcalan’ın MIT ile ilişkili olduğu tezine karşılık diyor bu Doğuda pek geçmez ve inandırıcı gelmez istersen böyle yapma dedi. Bu arada bende araya girip hatta bunu doğuda anlatırsanız ve A.Öcalan MIT’e başvuru kağıdı çıksa bile Diyarbakırdaki halk diyecek ki bak Serok devleti içerden fethetmiş. Halkın ruh algısı bu onun için bir şey yazmaz) 90’larda devletin defalarca Öcalan ve PKK ile görüştüklerini biliyoruz. 2006da heyet bazında başladı. Devletin eski görüşmeleri gizliydi ve çözüm maksatlı değildi daha çok A.Öcalan ve PKK yi dağıtmak maksatlıydı. Şimdi ise Öcalan merkezli ve çözüm amaçlı olmaya başladı. Bu sefer merkez Öcalan ama diğerleri onu dinlemez dediler ve PKKnin yasal birimi olan BDP milletvekilleri adaya gitti sonra kandile gittiler ve çekilmiş fotoğrafları çıktı. Şemdinli’de ki tokalaşma olayı parti kapatmaya doğru götürürken birden buraya geldik. Süreç bu işte, soru işaretlerine rağmen. 

Kandilin tadi kalmadi eskiden sadece biz giderdik havamız vardı. Şimdi nerdeyse magazinciler bile gidiyor

Londra merkezli Kürt insan hakları derneği DPİyle Londra, iskoçya, Gallere ve sonra G. Afrikaya gittik ve bu deneyimler bize iz düşüm oldu. Tayyib’in talimatıyla katılan Ak Partili milletvekilleri oldu. CHP ve BDP katıldı. IRA-İngiltere görüşmelerinde aktif rol oynayan Jonathan Powell bize çok yardımcı oldu. Kendisi geldi Diyarbakır’a gittik. Sabah Diyarbakır Hasanpaşa hanında kahvaltı yaptık. Bu arada soru soruyor. Süreci öğrenmeye çalışıyor. Sonra dedi ki bu iş olmaz dedi neden dedim bu iş yapılandırılmamış ve şahıslarla eksik kalır onun için kamuoyu önünde olmalı. Müzakere dediğiniz kendi halkınızla olmalı. Halk ile paralel olmalı. Biz Kuzey İrlanda da Katolik halkıyla beraber yaptık. Sinn Fein liderleri eski IRA liderleriydi. Ama bizdeki PKK ve BDP aynı değil. Onlarda bu iş daha kolaydı. Bu yapılandırılmamış dediği bunun metne dökülmesi ve halk önünde olması lazım çünkü aktörlerden biri ölürse bu iş biter. (kandilin tadi kalmadi eskiden sadece biz giderdik havamız vardı. Şimdi nerdeyse magazinciler bile gidiyor. Karayılan ezilme tehlikesi geçirmiş…)

Neticede 3 aşama var. 

1-Silahlı mücadelenin bitmesi bunun için çekilmesi lazım.

2-Anayasada Kürtlerin TC içinde kendilerini tarif edecekleri bir yapılandırma, seçim kanunu, terör kanununun düzenlenmesi gibi

3- Normalleşme yani artık PKKnin dağda kalmasına gerek yok ve yöneticilerin gelip siyaset yapması (Biz Güney Afrika da iken görüştüğümüz heyet ‘İktidar partisinden kimse var mı?’ diye sordular. Sonra biz çıktık AKP’lilere sormuşlar ‘Öcalan ne zaman dışarı çıkıyor’ onlarda ‘böyle bir şey yok demişler’ bunlara cevaben ‘Mandela içerdeyken beyazların en çok korktuğu şey Mandela’nın içerde ölmesi onun için onu çıkarın içerde ölürse başınıza bela olur.’Sonra sormuşlar Öcalan kaç yaşında ‘64’ demişler ‘hemen çıkarın başınıza bela olur’)

Akiller Türkiyede çok farklı bir rol aldılar. Bu bir hükümet PR dır. Dünyada arabuluculuk rolü oynanırken Türkiyede hükümet propaganda filmi gibi oldu. 

10 dklik yoldaki olay 2014 te olayları nasıl tetikler. Cemil Bayıkın biz başkanlığa karşı değiliz içinin doldurulması lazım demesi Başbakana mesajdır. Ama Başbakan artık 26 Mayısa dönemez. Önümüzdeki dönem ile ilgili bol bol soru işaretli olmuştur.

Daha sonra soru cevap bölümüyle söyleşi son buldu.

 

Fotograflar için tıklayınız...

 


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11
Copyright © 2018