Kurdî English

İsmail Beşikci, 17 Mayıs 18:00’da Vakfımızın düzenlemiş olduğu " Yakın Doğu Halkları ve Yaşadıkları" konulu panelde Diyarbakırlılarla, 4. Diyarbakır Kitap Fuarında buluştu. İsmail Beşikci, Kürtlerin genel olarak tarihsel mücadelesinden bahsetti.

İsmail Beşikçi,"25 yıl öncesine nazaran Kürtleri ve Kürdistanı çok daha rahat konuşup tartışabiliyorsak, bu durum gerillanın verdiği mücadelesi sayesinde olmuştur" dedi. Ve sözlerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın iki yıl önce Dersim Katliamından dolayı özür dilemesini hatırlatarak" Başbakan, CHPyi sıkıştırmak için yarım ağızla katliamdan dolayı özür” diledi.  Ona binaen Kemal Kılıçdaroğlu bundan sonra Ermeni Katliamından da söz etmelisiniz diye cevap verdiğinde, başbakanın yanıtı Türkiyede hiçbir siyasetçi bunu kabul edecek kadar şerefsiz değildir olmuştu" diyen Beşikçi, . Dersim katliamından dolayı özür dileyen başbakanın, Ermeni halkı hakkında hala küçümseyici ifadeler kullandığını söyledi.

Bir ulus durmadan parçalanıyorsa, o ulusun çok büyük bir zaafı vardır

Yazar Beşikçi Kürtlerin, Ortadoğuda Ermeni, Süryani, Yezidi halkları ile aynı coğrafyada beraber yaşadığını belirterek, bütün bu halkların birbiriyle ilişki içerinde olduğunu, bu yüzden Kürt Meselesi ele alındığında bunun Ermeni Sorunundan bağımsız ele alınamayacağını ifade etti. İsmail Beşikçi "Tarihsel süreç denilen şey, bütün bunları bir bütün olarak görmek demektir" diye konuştu. 

İsmail Beşikçi, Kürt mücadelesinin en büyük özelliklerinden birinin Kürdistanın ve Kürtlerin bölünüp paylaşılması olduğunu söyledi. Sosyolog Beşikçi Kürtlerin ve Kürdistanın tarih boyunca üç defa bölündüğünü hatırlatarak" Bir ulus durmadan parçalanıyorsa o ulusun çok büyük bir zaafı vardır" diyen Beşikçi Kürtlerin bu zaafın farkına varabilmesi için tarihsel bilgiye sahip olması gerektiğinin altını çizdi.

Özellikle Batı devletlerinin Kürtler söz konusu olduğunda sessizliğe büründüğü eleştirisini yapan Beşikçi "Birleşmiş Milletler Cemiyeti uluslararası barışı sağlamak adına kuruldu ama bunu başaramadı. Bu cemiyetin kurucuları Kürtlerin sesini, çığlığını duymadı. O tarihlerde Irak Kürdistan’ında Şeyh Mahmud,  İngilizlere karşı başkaldırdı. İngilizler bu ayaklanmayı bastırmak için uçaklarla zehirli gaz attılar. Bu yöntem tarihte ilk defa Kürtler üzerinde denendi ama o zaman da Kürtlerin sesini kimse duymadı. 

Günümüzde bile tarih araştırmalarında bu bilgi görmezden geliniyor. Mahabadta Kürtler ayaktaydı, görmezden geldiler" diyen İsmail Beşikçi, bir ulus için bağımsız bir devlet sahibi olmanın ne kadar önemli olduğuna dikkat söyledi.

Beşikçi, 40 milyonu aşkın nüfusa sahip olan Kürtlerin hala bir devletinin olamadığını ve bu yüzden yaşadıkları sorunların uluslararası arenada görmezden gelindiğine dikkat çekerek " 2. Dünya Savaşından önce Afrika Kıtasında sadece iki bağımsız devlet vardı ama 1950-60 arasında bu kıtada 57 bağımsız devlet oluştu. Dünyanın her tarafında değişiklikler oldu ama Kürdistanda hiçbir şey değişmedi" diyerek " Halepçe Katliamının yapıldığı dönemde, Kuveyte İslam Konferansı toplandı. O konferans, Bulgaristanda yaşayan Türkler üzerinde asimilasyon politikası yapıyor diye, Bulgaristan devletini protesto etti ama binlerce kürdün Halepçede katledilmesini görmezden geldi." sözleriyle konuşmasını sürdürdü. 

Sosyolog ve yazar İsmail Beşikçi, Kürtlerin, geçmişte yaşanan bu olaylar hakkında tarihsel bilince sahip olmasının çok önemli olduğunu belirterek, ancak bu durumda parçalanmalarının nedeni olan o zaaftan kurtulabileceklerini öne sürdü. 

Bugün Türkiyede Büyük Burjuvazinin Kaynağı Rum ve Ermenilerin mallarıdır

İsmail Beşikçi konuşmasının devamında Yakın Doğu halkları olan Ermeni, Rum, Süryani ve Kürtlerin bir arada yaşadığını söyleyerek, İttihat ve Terakki Partisinin, Osmanlı İmparatorluğu topraklarında, Türk esası üzerine yeni bir devlet kurmak istediğini belirtti.

"1925te yapılan Osmanlı Sanayi sayımına göre o dönem var olan kurum ve iş yerlerinin % 96sı Ermeni ve Rumlarındı" diyen Beşikçi " Bugün Türkiyede büyük burjuvazinin kaynağı Rum ve Ermenilerin mallarıdır. Kürt bölgesinde, Kürt Aşiret Ağaları ve Beylerinin zenginliğinin kaynağı da Ermeni ve Süryani mallarıdır" dedi.
İsmail Beşikçi, İttihat ve Terakkinin, Türk esası üzerine kurmak istediği devlet için, Türk olmayan Hristiyan halkları katliamla, sürgünle yok ettikten sonra, Kürtleri Türklüğe; Kızılbaş ve Alevileri de müslümanlığa asimile ederek, ülküsünü gerçekleştirmek istediğini söyledi.
Ermeni tehciri ile bölgede sermaye dönüşümünün yaşandığını da vurgulayan Beşikçi " Tehcir edilen Ermenilerin taşınmaz mallarına, bölgede yaşayan bazı Kürtler el koydu. Devlet de onlara Bana tabi olursan, benim gibi hareket edersen, Ermenilerin mallarının tasarrufunu sen kullanabilirsin dedi." Bundan dolayı birçok Kürt Ağa ve Beyin devletle hareket ettiğini söyleyen Beşikçi, Kürt olmaktan kaynaklı haklarını elde etmek isteyen Şeyh Sait gibi önderlerin de idamla cezalandırıldığını ifade etti.
İsmail Beşikçi "Bütün bu nedenlerden dolayı, tarihsel boyutuyla ele alındığında, Kürt ve Ermeni meselesininin birbiriyle ilintili olduğun görebiliyoruz "sözleriyle konuşmasını tamamladı. (Yüksekovahaber-Hatice Kamer haberinden derlendi)

      

Video için tıklayınız....


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Copyright © 2018