Kurdî English

Beşikci: Kürd devleti gerekli midir sorusu yanlış bir sorudur!

Sosyolog Dr. Ismail Beşikçi dün Berlin´de düzenlenen “Türkiye Nereye Gidiyor? Bağımsız Kürdistan’ın zamanı geldi mi? başlıklı konferansta,"Kürd devleti gerekli ve zorunlu mudur? Ve Alevilerin asimilasyon sorunu üzerine bir konuşma yaptı.100ün üzerinde kişiye hitap eden Beşikçi, konuşma sonrası salondakilerin sorularını yanıtladı.İşte Beşikçinin konuşmasından bazı çarpıcı kesitler...

“Kürd devleti gerekli midir? Sorusu bence bu eksik ve yanlış bir sorudur. Doğru olan başka soru sormak gerekir. Kürd’ler 50 milyon üzerinde nüfusa sahiptir ve Kürdistan denen bölgede yaşamaktadırlar ve Kürd’lerin uluslararası bir statüsü yoktur. Avrupa´da nüfUsu 1 milyonun altında olan devletler var. Nüfusu 35 – 40 bin olan devletler var. Bu devletler devlet olmak için her hangi bir bedel ödememiştir. Kürd’ler son iki yüzyıldır ağır bedeller ödemelerine rağmen devlet olamamıştır.

Kürd’lere zulüm edenlerin hepsi islam devletleridir. Bu devletler islam kardeşliği var ve beraber yaşamalıyız diyorlar. Halbuki Persler, Afganlar, Araplar, Malezyalılar kendi devletleri var. Bu noktada islamın iki yüzlü politikası görülüyor.

Bir diğer soru da şu olmalı arkadaşla:.

Avrupa’nın demokratik kurumları Kürdistan ve Kürd’ler söz konusu olduğunda demokrasinin ilkelerini değil de Türkiye’nin haklarını savunmaktadırlar.

Bundan sonra Kürdistan ve Kürd sorunu nedire gelelim.

Sorun şudur arkadaşlar:

1920’de Milletler Cemiyeti döneminde Kürd’lerin bağımsız olma hakkı gasp edilmiştir!

Neden çözülemiyor bu sorun bunun bilincine varmak önemli. 
İki emperyal gücün ve Ortadoğu’nun iki köklü devleti olan Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin iş birliği içerisinde Kürdistan´ın bölünmesi sağlanmıştır. Bu dönemde Araplar da bölünmüştür ama daha sonraları ayrı ayrı devlet sahibi olmuşlar. Ama Kürd’ler tarihten silinmek üzere bölünmüş ve paylaşılmıştır.

En önemlisi ise Kürdistan’ın bilimsel çalışmalara kapatılmış olmasıdır. Örneğin Türkiye’de üniversitede, bilgi üretilen yerde Kürtler ve Kürdistan ile ilgili olarak bilimsel çalışma yapılamaz. çünkü kapatılmıştır ve yasak konmuştur.

Diğer bir örnek devletler anti Kürd’dür ve Sovyetler Birliği’de buna dahildir.

Kürdistan’a birey olarak dost olanlar vardır ama organizasyon yetersizdir.

18 Mart 1988’de Halepçe Katliamı’nda dünyada bir tepki olmamıştır. Çünkü Irak´ı gücendirmeyelim çabası vardır. Böylece İran, Irak, Türkiye ve Suriye’yi gücendirmeyelim diye cezai yaptırım uygulamıyorlar.
Parçalanma Kürdleri dostsuz bırakmıştır. Filistin sorunu gibi değil mesela. Filistin’in bir düşmanı var: İsrail. Ama Filistin’i 27 Arap devleti destekler. Kürdistan ise bir cehennem. Etrafı düşmanlarla çevrili.

Irak’a komşu devletler toplantısında Türkiye, Sovyetler, İran katılıyor.

Ne konuşuluyor?

Kürdlerin sesini nasıl kısabiliriz?

Yeni çoraplar örüp Kürdlerin başına nasıl geçiririz?
Yani Filistin ve Kürt meselesi çok farklı.
Milletler Cemiyeti döneminde 32 millet savaşın yıkıcılığını fark etmişler ve savaş yapmadan barışçı  yollardan sorunlar çözülemez mi konusunda çalışmalara başlatmışlar.

1.Dünya savaşında yenen devletlerin Pariste Kürdistanı bölüp parçaladıklarını görüyoruz. Yenilen devletlerin sömürgelerinin paylaşılması söz konusu. Bu çerçevede Irak, Ürdün, Suriye, Filistin, Lübnan kurulmuş. 
İşte bu dönemde şu soru sorulmalı:

Neden Kürdistan mandası kurulmamış?

Şêx Mehmud Berzancî´nin Ben Kürdistan Kralıyım” isteğine yanıt verilmemiştir. Manda olarak bile!
İşte temel soru, Kürd ve Kürdistan’la ilgili sorun bu!
Kürd’lerin uluslararası ilişkilerde hak ve hukuk statüsü yoktur.

1920’lere bir kere daha bakmak gerek. Ulusların kendi geleceğini belirleme hakları konuşulan bir dönemde Kürd’ler parçalanmış.

Kürd’ler Sovyet işgali bölgesinde 1945 de Kürdistan Mahabad Cumhuriyetini kurdu ve bir yıl sürdü.
Yeni bir düzen, 2.Dünya savaşından sonra Birleşmiş Milletler, Kürdistanın statükosunu aynen sürdürüyor. Başka yerlere baktığımızda örneğin Afrika’da sömürge devletler bağımsızlaştı ama Kürdistanda hiç bir şey değişmedi. Bu düzen hala devam ediyor.
Birleşmiş Milletlerin bir kararı 14 Aralık 1960’da sömürgelere bağımsızlık bildirgesidir. Bu bildirge 7 maddedir. Son üç maddesi devletlerin toprak bütünlüğünü sağlamadır. Arada okyanus deniz varsa sömürgeler bağımsızlaşıyor.

Ama sömürge sadece deniz aşırı mıdır?

Örneğin Irak’ın kuzeyi, Türkiye’nin doğusu bitişik sömürgedir.

Bunlar bitişik sömürgedir. Biz genel olarak şöyle biliriz. Sömürgeler baskı ve zulümle yönetilir. Şiddet bitişik sömürgelerde çok daha yoğun ve kapsamlıdır. Biz İngiliz sömürgesini biliyoruz. İngilizler kendi sömürgelerinde gaz kullanmamıştır. Uluslararası baskıdan dolayı kullanamamıştır. Saddam Hüseyin Kürd’lere zehirli gaz kullanırken hiç sakıncası olmamıştır. Toprak bütünlüğü son 3 madde bitişik sömürgelerde bastırılmasını teşvik edilmiştir. Bu nedenle Birleşmiş Milletler eleştirisinin çok sıkı yapılması gerekmektedir.

Bu nedenle şunu söylemek istiyorum ki Kürtlerle ilgili bir sorun olduğunda “gücendirmeyelim anlayışı var. 13 Temmuz 1989’da Viyana’da Abdurrahman Qasimlo´nun öldürülmesinde, diplomat kılığında gelenler Abdurrahman Qasimlo´yu katledip çok kısa zamanda ve kolaylıkla İran´a geri ulaştılar. Polise bir ceza davası açılmadı. Eşi ceza davsı açılması için çok çaba harcadı, görüşmeler yaptı ama Avusturya’ya bir ceza davası açtıramadılar. Avusturya İran ile ticari ilişkileri bozulmasın diye

Kürdler hiç bir mekanda yoklar. Bu nedenle gücenmeleri diye bir durum söz konusu olamaz.

Arkadaşlar işte tam da bu nedenlerden dolayı 
Kürdler şimdiye kadar neden bir devlet olamamıştır sorusu sorulmalıdır.

Kürdler nerde hata yapıyor sorusunu yanıtlamak için de cevabım şöyle:

Bilincine varmak önemli. Kürdler parçalanmışlık bilincine sahip değiller.210 devlet var. Uluslar ailesi. 193 devlet Birleşmiş Milletler üyesi. Olimpiyatlara 204 devlet katıldı. 50 milyonsun ve olimpiyatlarda temsil edilmiyorsun! Nüfusları 15 bin olan devletler olimpiyatlarda temsil ediliyor. devlet temsilcileri, bayrakları ve sporcuları ile geçiş törenine katılıyor ve Uluslar Ailesinin üyesi. Bakıyoruz Kürdler nüfusu 50 milyon olmasına rağmen orda değil! Ayrıca eşit haklara sahip değil.

Neden hala devlet istemiyorsun?

Toprağın ve nüfusun var ve uluslar Ailesinde değilsin! Niye bir devlet olamadın diye sormak gerek!

Türkiye’de 200 adet üniversite var ve her üniversitenin Uluslararası ilişkiler bölümü de var. Bu bölümler binlerce kitap yayınladı. Ama şunu söylemek önemli: Hiç bir üniversite yayınında Kürdistan’a yönelik hiç bir şey yok! Bitişik sömürgeyi biz gündeme getiriyoruz.

Biz devlet istemiyoruz demek Türkiye, Irak, İran’ı korumak demektir.

Tansu Çiller ne demişti:

 “Bir çakıl taşı bile vermeyiz!”
Türk devlet politikası şudur:Asimilasyon!

Günümüze kadar çok ağır bedeller ödendi. Köyler neden boşaltılıyor? Asıl amaç gerillayı susuz bırakmak değil. Göç eden nüfus 2 – 3 nesil sonra asimilasyon olacaktır.

Özal 5 yüz bin Kürd’ü Batıya sürelim sorun biter demişti.
Diyelim ki arkadaşlar Bitlis, Wan, Hakkari... sokaklarında dolaşıyoruz ve çocukların oyununu izliyoruz. Eğer çocukların oyunlarında, kavgalarında Kürdçe konuşmuyorlarsa bu asimilasyonun etkisinin gösterdiğinin en büyük ve tehlikeli göstergesidir. Madam Curie – 1870’de Polonya yine bölünmüştü – şunu anlatıyor:

“Bizim dilimizi Ruslar yasaklamıştı. Eğitim dili Rusçaydı. Ama biz çocuklar okula gidip gelirken Lehçe konuşuyorduk. Gizlice evlerimizde dilimizi yazılı öğreniyorduk. Her ev aynı zamanda okuldu”

Polonya nasıl özgürlüğüne kavuştu bunu bilmek önemli arkadaşlar.

Madam Curie bize anlatıyor. Kürd dili ile eğitim yapılması önemlidir. Kürdlerin Polonya sürecini öğrenmeleri gerekiyor.

17 Mart 1988’de Tel Aviv de Saddam Hüseyin’i eleştiren gösteriler vardı.
Dünya tepki vermedi.

Japonya tepki vermedi! ki Japonya2ya atom bombası atılmıştır.

Yaser Arafat o dönemde ABD’dir ve bir gazeteci Yaser Arafat’a “ Saddam Hüseyin Kürdlere zahirli gaz kullanıyor, bu konuda ne diyorsunuz? Diye soruyor.

Yanıt:“Gül mü atacaktı?”

HDP Bask sorunu, G.Amerikayı inceliyor. Bunu incelemedeki amaç Kürt meselesini çözmek için yol yöntem bulmak.

Ama asıl yol gösterici süreç 1947 ‘de Hindistan ve Pakistan da ortaya çıktı.

Müslüman önderler şunu söylüyorlardı:
Biz müslümanız ve Hintlilerle beraber yaşamak istemiyoruz. Böylece iki ayrı devlet oluştu.
Pakistan doğu ve batı olmak üzere iki kısımdan oluşuyordu ve Doğu Bengal müslüman halkı Pakistan’dan hakkını istedi. Dil hakkını talep etti. Pakistan karşı çıktı.

“Biz müslümanız ve kardeşiz. Bengal dili ilkel bir dildir. Siz bizim dilimizi öğrenin.”

Bengal halkı karşı çıktı ve “Biz kardeş değiliz sizinle. Bizi asimile ediyorsunuz. Biz dünya Müslümanları ile kardeş olabiliriz ama sizinle kardeş değiliz. Siz bizim düşmanımızsınız. Haklarımızı ve dilimizi gasp ediyorsunuz!”

Müslüman kardeşliği Bengal halkını kandıramadı ama Kürd halkını kandırmaya devam ediyor.”

 (Rizgari online)

 

 


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Copyright © 2017