Kurdî English

23.05.2015, Cumartesi günü Vakfımızda HDP İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı Filiz Kerestecioğlu ve  Barış Meclisi Sözcüsü Hakan Tahmaz’ın katılımıyla “Güncel Gelişmeler ve Seçim” konulu söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşiye İBV Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Gürbüz moderatörlük yaptı.

İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı Filiz Kerestecioğlu; seçim çalışmalarından bahsederek, yoğun bir çalışma içine girdiklerini ifade etti. Bu yoğun çalışmanın meyvelerini alacaklarını söyleyen Kerestecioğlu, barajı aşacaklarını ifade etti.

Barış Meclisi Sözcüsü Hakan Tahmaz, genel olarak dört parça Kürdistan da Kürdistanileşmenin arttığını, bununda Güney Kürdistan ve Kobanî’ye yönelik DAİŞ saldırılarının artmasının etkisinin olduğunu söyledi. Bu Kürdistanileşmenin yanında genel olarak Kuzey’de Türkiyeleşmenin arttığını ifade etti. Bunun bazen at boyu gittiğini bazen de diğerinin önüne geçtiğinin altına çizdi.

Sempozyumun sonunda genel bir değerlendirme yapan İBV Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Gürbüz şunları söyledi:

Güncel gelişmeleri iyi tahlil edebilmek ve Ortadoğu da bu gün süre giden DAİŞ saldırılarını, bölgesel ve uluslararası aktörlerin rolünü anlayabilmek için yüzyıl öncesine kısaca bakmak gerekir.

1920’li yıllarda uluslararası aktörlerin Ortadoğu’nun dizayn edilmesi ve Yakındoğu’nun imhası için neler yaptıklarına bakmadan bu günü doğru tahlil etmek mümkün değildir.

Evet,1920’li yıllarda Cemiyeti akvam döneminde Ortadoğu, dönemin iki emperyel devleti olan Büyük Biritanya ve Fransa Ortadoğu’nun iki köklü devleti İran ve Türkiye tarafından organize bir şekilde dizayn edildi ve  Kürdistan bölündü parçalandı ve paylaşıldı. Bu dört devlet Ortadoğu’da bir nizam oluşturdular. Ve oluşturulan bu statüko içinde onu aşkın Arap devleti kuruldu ancak Kürdlere hiç bir statüko verilmedi. Bir aileden üç devlet çıkarıldı. Ama Kürdlere katliam ve imha ve ilhak dayatıldı. Mekke emiri Şerif Hüseyin  ve büyük oğlu Abdullah, küçük oğlu Faysal Suudi Arabistan, Irak ve Ürdün devletlerinin kralları oldular. Ve Kürdler aynı dönemde İngiliz kraliyet savaş uçaklarının zehirli gazlarına hedef oldular. Yüzyıl önce Kürdler ve Kürdlerin ileri gelenleri İslam kardeşliği adı altında kandırıldı. Bu gün ise aynı sloganlarla yani İslam kardeşliği ve halkların kardeşliği adı altında yine kandırılıyor. Saddam rejiminin ABD tarafından yıkılması sonucunda 1920’li yıllarda kurulan statükonun bir halkası kırıldı. Esad rejiminin sarsılmaya başlaması yüzyıl önce kurulan nizamın dağılmaya başlaması ile Kürdlere altın tepside büyük bir fırsat doğmuştur. Ancak geçmişte olduğu gibi bugünde Kürdlerin Araplara, Farslara ve Türklere olan bitmeyen aşkı, bağlılığı devam etmektedir. İslam kardeşliği ve halkların kardeşliği sloganları Kürdleri kandırmaya devam etmektedir. Yüzyıl önce Kürdler koşulları iyi değerlendirememiş Osmanlıya, Halifeye ve İslam’a bağlılığını ilan ederek kendi geleceğini tayin edememiştir. Bu gün ise bağımsızlık çabalarına duyarsız kalınarak ve biz devlet istemiyoruz diyerek bu fırsatın kaçırılma ihtimali vardır. Bu durum anlaşılır değildir.

Kürdler bulundukları hayatın her alanında özgürlük ve demokrasi mücadelesinden vazgeçmemelidir. Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de demokrasi için mücadeleyi küçümsememelidir. Demokrasi mücadelesinin Kürd ve Kürdistan sorununun çözümü için yol açacağının bilincinde olmalıyız. Tabi ki Türkiye’nin demokratikleşmesi Kürd ve Kürdistan sorununun nihai çözümünü sağlamaz .Çünkü Kürd ve Kürdistan sorunu bir devletin iç sorunu değildir. Kürd ve Kürdistan sorunu devletlerarası,  uluslararası bir sorundur. Kürd ve Kürdistan sorunu bir egemenlik ve statü sorunudur. Ancak demokratik kazanımlar sorunun çözümünün önünü açacaktır. Daha özgür tartışılmasını sağlayacaktır. Bu anlamda ya hep ya hiç anlayışı doğru değildir. Kişi olarak ben en ufak demokratik kazanımların yanında olmalıyız diye düşünüyorum. Bu nedenle 7 Haziran seçimlerinde demokrat bir Türkiye partisi olan HDP nin barajı geçmesi için mücadele edilmeli ve desteklenmelidir. Demokrasi güçlerinin Türk parlamentosunda güç kazanmaları tek kişi diktatörlüğünün önünü keseceğinden bu durum çok önemsenmelidir diyerek konuşmasını bitiren Gürbüz katıldıkları için de ayrıca Fizli Kerestecioğlu ve Hakan Tahmaza teşekkür etti.

Söyleşi, izleyicilerin sorularından sonra son buldu. 


1 2 3 4 5 6 7 8 9
Copyright © 2017