Kurdî English

18.04.2015 Cumartesi günü Vakfımızda “Kuzey Mezopotamya’da Enerji ve Mineral Hammadde Potansiyeli” adlı bir söyleşi gerçekleştiren Prof. Dr.Hüseyin Çelebi, doğal kaynaklar üzerinden Orta Doğu’nun geçmişi ve geleceği hakkında düşüncelerini aktardı.

Vakıf başkanı İbrahim Gürbüz’ün moderatörlüğünü yaptığı söyleşide Gürbüz, kısaca Hüseyin Çelebi’yi tanıttı. Jeoloji mühendisi olan en son Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesinde dekanlık yapan Prof. Dr. Hüseyin Çelebi, ilk olarak Mezopotamya’nın kuzeyinin dağlık güneyinin ise düz arazilerden meydana geldiğini ifade etti. Mezopotamya’da ilk olarak Sümerlerin kurumsallaştığını söyleyen Çelebi, ondan sonra Akad ve Asur kültürlerinin boy gösterdiğini söyleyerek en çok etki yapan ve en uzun süreli olan Medlerin bütün bu coğrafyayı baştanbaşa ele geçirdiğini belirtti.

Çelebi’nin aktardığına göre, ilk çağlarda ki inanca göre Dicle ve Fırat gökyüzünden direk iniyor. Mezopotamya topraklarının tarım açısından çok verimli olduğunu ve hayvancılık ve tarımın ilk olarak burada başladığının altını çizdi. Çelebi bununla bağlantılı olarak hesaplamanın geliştiği ve bununda medeniyeti tetiklediğini ifade etti.

İlk kullanılan metalin bakır olduğunu söyleyen Çelebi, demirin sert özeliğinden dolayı askeri ve av alanında kullanıldığını ifade etti.

Çelebi, Mezopotamya’ya paralel olarak Mısırda da özgün bir medeniyetin boy verdiğini, Mısır’da devlet yönetiminin, Mezopotamya’da ise askeri yönetimin daha ön plana çıktığını ifade etti.

Üç çeşit enerji kaynağı olduğunu söyleyen Çelebi, bunların; kömür, petrol ve doğalgaz olduğunu söyledi. Kömürün Orta Doğu’da az olduğunu söyleyen Çelebi, geriye kalan doğal enerjinin bol miktarda bulunduğunu ifade etti.

Nerede zengin toprakların olduğunu ifade eden Çelebi, orada fakir milletlerin olduğunun altını çizdi.

Söyleşi katılımcıların sorularından sonra son buldu.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Copyright © 2018