Kurdî English

ÖNSÖZ

“Neden böylesi bir sözlük?” sorusuyla başlasam daha iyi olacak galiba. 2000 yılında Türkçe bir Anorganik Kimya kitabı yazma çalışmalarım sürmekteyken,  Ankara’da ODTÜ, Ankara ve Hacettepe Üniversitesinden 3 profesörün böylesi bir kitabı ortaklaşa yazmakta oldukları haberini alınca, kitabın yaklaşık dörtte biri yazılmış olduğu halde duraklama devri başladı. Belki de Kürtçe bir kimya kitabı yazma fikri böylece oluşmaya başladı kafamda.

2000’li yılların başlarında iki önemli sözlük ile karşılaştım. Biri İngilizce-Kürtçe, diğeri ise Türkçe-Kürtçe olan “bu sözlüklerden yararlanılarak kimya kitabı yazılabilir” diye düşünmekteyken birkaç kelimedeki anlam/ifade hataları çalışmalarımın yönünü daha temel bir alana doğru kaydırdı; “bilimsel terimler sözlüğü”. Mevcut sözlüklerde doğal olarak, bilimsel terimler çok az veya yok gibi, var olan terimlerin anlamları da tartışmalıydı. Örneğin sözlüklerden biri, “asit” ve asitten türetilen birçok kelimeyi Türkçe anlamı “ekşi” olan “tirş” kelimesi ile sunmuştu. Böylece Türkçedeki “Turşu” anlamındaki orijinal “tirşî” kelimesi, her çeşit asit için genel ad olmuş. Oysa neredeyse bütün dünyada, bu kelime aynen “asid” olarak kullanılmaktadır. Diğer sözlükte “baz” kelimesi kimya anlamında ilginç bir adla anılmıştı, “esas”. Asit kelimesine benzer şekilde, kimyadaki  “baz” kelimesi de neredeyse bütün dünyada “baz” olarak bilinmektedir.

Kimya Tarihi dersini anlatırken, kimya kelimesinin Kıpti dilindeki “khem” kelimesinden kaynaklandığını öğrendim. Avrupa ülkelerinin tamamına yakını bu kelimeye çok yakın; chemia, chemie, chemica, chimica, quimica, kemi ve kemia sözcüklerini kimya için kullanmaktadırlar. İnceleyebildiğim 65 dilden sadece üçünde; Arap, İsrail ve Türk dillerinde kimya kelimesi yer almaktadır.  Böylece birçok bakımdan “kemî” sözcüğünün Kürtçe olarak kullanılmasının daha uygun olabileceğini düşündüm. Klasik bilgiler yerine İslam alemi ve Mezopotamya’daki kimya çalışmalarına zaman ayırdım ve örneğin Kur’an-ı Kerimi bilimsel ve kimya kavramları bakımından oldukça detaylı olarak inceledim. Ayrıca, İmam Gazali’nin “Kimya-ı Saadet” kitabı ile bir başka yazarın “İslam ve Kimya” adlı eserini incelerken ilginç tespitlerim oldu ve bazı hatalar gözledim. Örneğin “İslam ve Kimya” adlı kitabın yazarının “Asit-Temel Kimyası” gibi bir yaklaşımından bir şey anlaşılmıyordu. Muhtemelen yazar, “baz” kelimesinin kimya dışındaki “temel” anlamını, kimya bilmemenin sonucu “baz” yerine kullanmıştı. Çok net olarak, bunun “Asit-Baz Kimyası” şeklinde yazılması gerekirdi. Kimyası zayıf biri tarafından yukarıdaki bazın “esas” anlamı kullanılırsa, “asit-baz kimyası” bu sefer, “asit-esas kimyası” gibi bir tercüme ile ortaya çıkabilir. Pozitif bilimlerdeki uluslararası nitelik kazanmış temel terim ve kelimelerinin aynen kullanılmasında her anlamda büyük yarar vardır.

Çocukluğumdan beri bildiğim-duyduğum fen kelimesi hemen “roviya fenek” deyişini aklıma getirmektedir. “Düzenbaz tilki” veya “kurnaz tilki” gibi Türkçe anlam taşıyan bu ifade, netice itibariyle teknik ile ilgilidir ve Kürtçede kullanılan bir kelimedir. 800’lü yılların hemen başlarında Bağdat’ta etkin olan ve bilim evi gibi düşünülen “Beyt’ül-Hikmet”  çalışanlarının çok büyük çoğunluğu “Gundişapur Okulundan” gelmiş yabancılardı. Bunların çalışmaları-çevirileri sırasında birçok Asuri-Süryani ve Yunani kelime de Arapçaya geçmiştir. Avrupa’dan alınan ve “medrese öğretisi” “ilm”’den ayrı tutulan “öteki bilimler- Avrupai bilimler” gibi de nitelenen bu teknik bilimler, Arapça “fenn/fann” kelimesi ile ifade edilmiştir.  Günümüz Arapçasında ise daha çok İngilizcedeki “art” karşılığı sanat niyetine kullanılmaktadır. Arapçadan Türkçeye geçen “fen” kelimesi ise halen fizik, kimya, biyoloji, matematik ve diğer teknik bilimleri kapsamaktadır. Fen kelimesinin teknik bilimler anlamında Kürtçe’de de kullanılması yerinde olacaktır.  

Kurdî (Soranî) atom ve molekül için kullanılmak istenen “Gerdîle” ve “Gerd” sözcükleri, ancak nostaljik olarak bir yerlerde anılabilir. Bütün dünyada olduğu gibi, Kürtçede de atom ve molekül aynen kullanılmalıdır. Benzer şekilde İngilizce ve birçok dilde kullanılan “term” sözcüğü için Türkçe “terim” sözcüğü kullanılmaktadır. Kürtçe(Kurmancî) karşılığı olarak ise sözlüklerde “navlêk” veya “biwêj” önerilmektedir. Şimdilik “term” olarak önerilen bu kavram, belki ileride “navlêk” veya ”biwêj” olarak yaygınlaşabilir.

Çözme, çözünme, çözelti gibi kimyada oldukça çok kullanılan kelime ve türevleri yukarıda sözü edilen iki büyük sözlükte, erime-eritme ve kızarma-kızartma anlamlarındaki “helîn-helandin” ve “Qijilîn-qijilandin” kelimelerinin de aralarında yer aldığı sözcüklerle ifade edilmiştir. Bir sorun giderme-çözme anlamındaki “çareser, çareserî” sözcük veya türevlerinin bu anlamlarda kimyada kullanılabilmeleri uygun gözükmemektedir ve çözelti kelimesini bir şekilde çareserî veya türevi bir sözcük ile yazmak doğru bir seçim değildir. O zaman, önce iyi bir bilimsel bilgi, sonra bu kelimenin Kürtçe ile aynı dil grubundaki (örneğin İngilizce) anlamının değerlendirerek yeni bir kelime bulma/türetme yolu söz konusudur. Sözü edilen kelimeleri ifade eden Kürtçe temelli yeni kelimeler bu sözlükte yer almaktadır. 

Yukarıdaki uygunsuz eşleştirmelerin benzeri birkaç örnek daha da yazılabilir. Dahası bunlar tam yerinde-uygun olsalardı dahi mutlaka bir “bilimsel terimler sözlüğü” anlamındaki “ferhenga termên fenî” gibi bir sözlüğe çok ciddi ihtiyaç vardır.  Sözlüğün üç dilli olması, kullanılmasında ve sorun oluşturabilen bazı terimlerin-kavramların açıklanması ve anlaşılmasında çok büyük bir kolaylık sağlayacaktır. Bu haliyle sözlük, hiç Kürtçe ile ilgilenmeyenler için bile halen üniversitelerde özellikle fen ve teknik bilimlerde eğitim görmekte olan öğrenciler için bir yardımcı ders kitabı niteliğindedir. Benzer şekilde hiç İngilizceden anlamayanlar da sadece Türkçe-Kürtçe veya Kurdî-Tirkî kısımlarından yaralanabilirler.

Bu sözlük hazırlanırken IKMG’un (Independent Kurdish Media Group)   önerileri ile hazırlanan eserlerden yaralanılmıştır. Böylece sözlükte kullanılan çok varyantlı güncel kelimelerin hemen hemen tamamı standardize edilmiştir.

Türünün ilk örneği olan bu eser, Kürtçe öğrenme veya yazma-konuşma isteyenler, özellikle öğretmen, araştırmacı, öğrenci ve hevesli herkes için bir başucu kitabı niteliğindedir. Teknik terimlerin yanında yeterli düzeyde günlük yaşamda kullanılan güncel kelimelere de sözlükte yer verilmeye çalışılmıştır. Mevcut özellikleriyle sözlüğün, kitap ve makale yazmak isteyen veya ciddi bir konuşma, bir bildiri sunmak isteyen herkes için yararlı olacağı düşünülmektedir. Yararlı olması ümit ve dileğiyle,

Prof. Dr. Bahattin Gümgüm                                      

Temmuz 2014 Diyarbakır

Prof. Dr. Bahattin Gümgüm Özgeçmişi

Bahattin Gümgüm, Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi şehirlerinden Muş ilinin soyadını taşıyan GİMGİM (Varto) ilçesinde dünyaya geldi(1949).  Babası Abdullah, ilçenin ileri gelen bilge din adamı ve şeyh-hacı-hoca olarak tanınmaktaydı, annesi ise daha ünlü bir şeyhin kızıydı ve Gümgüm, annesinin adının Müslimet olduğunu Malatya Akçadağ Öğretmen okuluna başladığı yıl, nüfus cüzdanını gördüğünde öğrenmişti. Çünkü çevresindekiler babası da dahil olmak üzere herkes,  Kürtçe konuşanlar annesine “Qîza Şêx”, Türkçe konuşan yerli olmayan memur veya öğretmenler ise “Şeyhin Kızı” adıyla hitap etmekteydiler. Öğretmen olmasına bir yıl kalmışken okul birincisi olarak, Ankara Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesine gönderilmiş ve devamında 1968 yılında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nde eğitime başlamıştı.  Üniversitede, ortaöğretimdeki Fransızca olan dilini terkederek, İngilizce dilini seçmiş ve 1973 yılında Kimya Yüksek Mühendisi olarak Etibank Seydişehir Alüminyum tesislerinde göreve başlamış ve bir yıl sonra Mardin Mazıdağı Fosfat Tesislerinin kurucuları arasında yer almıştı. Ankara’da tesadüfen öğrendiği-girdiği Milli Eğitim Bakanlığı yurtdışı doktora sınavlarında başarılı olmuş, ancak pasaport alamayınca gidememiş ve böylece daha önce düşünmediği üniversiteye yönelmiş ve 1975 yılında Diyarbakır’da açılan üniversiteye asistan olarak geçmiştir. 1975-1979 yılları arasında Mazıdağı fosfatları üzerinde cevher zenginleştirme çalışmaları yaparak, Fen Doktoru ünvanını almış, 1987 yılında Anorganik Kimya Doçenti ve 1993 yılında aynı dalda profesör olmuştur. Değişik zamanlarda olmak üzere, yıllarca Kimya Bölümü Başkanlığı ve 1994-1998 yıllarında Fen Fakültesi Edebiyat Fakültesi Dekanı olarak görev yapmıştır.

Ayırma Yöntemleri, Enstrümental Analiz Laboratuar Klavuzu gibi kitapların yanı sıra, GAP’ın Ekoloji ve Tarıma Etkileri, GAP Yöresinde ÇED Eğitimi, GAP Yöresinde Çevre Yönetimi, GAP Yöresinde Nüfus, Çevre ve Kalkınma gibi kitaplarda bölümler yazmıştır.  T.C. Çevre Bakanlığı’nın desteklediği “Adıyaman, Gaziantep ve Şanlıurfa İl ve İlçelerinde GAPın ÇED Araştırma Projesi” ile   GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın desteklediği “Diyarbakır ve Yöresi Çevre Araştırması” projelerinin Yürütücüleri arasında yer almıştır. 

Fosfor Kimyası ile ilgili birçok proje hazırlamış-yürütmüş ve fosforlu birçok yeni madde sentezleyerek bu bileşikler üzerinde yüksek lisans ve doktora çalışmaları yaptırmıştır. Bunlardan Heteropoli asitler-polioksometalatlar, organodithiophosphatlar ve aminofosfin-fosfinit bileşikler ve bunların katalitik uygulamaları en önemlilerindendir ve birçok kimsenin doçent ünvanını almasını sağlamıştır.

Profesör Gümgüm, 60’dan fazlası yurt dışı İngilizce olmak üzere 70 civarında makale gerçekleştirmiş ve bu eserleri 800’den fazla uluslararası refere edilmiştir. 100’den fazla ulusal ve uluslararası toplantılarda tebliğler-bildiriler sunmuş ve değişik etkinlikler çerçevesinde Almanya, Belçika, Estonya, Fransa, Hollanda, Irak, İspanya, İsviçre, İtalya, Lüksemburg, Mısır, Rusya, Yunanistan gibi ülkelerde bulunmuştur. Bu geziler dil ile ilgili ilgi ve bilgilerini artırmıştır.

Prof. Dr. Bahattin GÜMGÜM

DİCLE ÜNİVERSİTESİ

Fen Fakültesi Kimya Bölümü

21280 Diyarbakır

E-mail: bgumgum@gmail.com

 

ISBN : 978-605-9073-06-6

Fiyatı: 80 TL 


Copyright © 2017