Kurdî English

Mahkemelerin Açtığı Yol, İsmail Beşikci

İsmail Beşikci, 1960’lı yılların ortalarından itibaren, Yakın Doğu’nun, Orta Doğu’nun en önemli ve karmaşık sorunu olan   Kürt ve Kürdistan sorunu konusunda yoğun bir düşün ve yazım yaşamına girdi. Zorlu ve ödenen bedellere vesile olacak bu yazı ve düşüncelerle ilgili olarak; önce üniversite bünyesinde idari, sonra da adli soruşturmalar açıldı.

Açılan soruşturmalar ve mahkemeler süreci,  Kürt sorununun algılanmasında, kavranmasında, boyutlarının açıklığa kavuşturulmasında büyük rolleri oldu.  Bu süreçte mahkemeler, aydın insanın nasıl düşünülmesi, tavır göstermesi ve davranılması gerektiğinin sağlıklı ve emin yollarını açığa çıkarmıştır. 

1990’lı yıllarda Melsa-Belge Yayınları tarafından ‘’Savunmalar’’ ismiyle yayınlanan kitap, 1993 tarihinde altı yeni iddianame ve bunlara ilişkin savunmalar eklenerek ‘’Mahkemelerin Açtığı Yol’’ ismi ile yayınlandı.

İsmail Beşikci Vakfı yayınları tarafından yayınlanan kitapta, dört adet ‘’savunma’ metni ilk olarak yer alıyor. 

İsmail Beşikci olgusunu ortaya çıkaran düşün yaşamı,  bu ve başka başka savunmalar ile gösterdiği aydın tutum, dünyada ender ve örnek gösterilen bir insanın etik davranışını, tutkusunu ve tarih karşısındaki sorumluluğunu da göstermektedir.

ISBN:978-605-9073-04-2

İBV Yayınları

Fiyatı: 32 TL

Ebat: 13,5x13,5

Sayfa: 384

İstanbul, 2015

Uluslar Arası Anti-Kürd Nizam ve Yüksek Kürd Bilinci, İsmail Beşikci

Birinci Dünya Savaşı sürecinde ve sonrasında, Yakın Doğu’nun  imhası ve Orta Doğu’nun  yeniden biçimlendirilmesi bugünü belirleyen temel olgulardır.

Kürdler, Kürdistan, böyle bir biçimlendirilme sürecinde  bölündü, parçalandı, paylaşıldı. 1920’lerde, Milletler Cemiyeti döneminde  oluşan  statükoda,  Kürdlerin/Kürdistan’ın böyle bir durumu var.

Ama, 21. yüzyılın başlarından itibaren bu statükoda  önemli gedikler açılmaya başladı. ABD’nin ve koalisyon güçlerinin  20 Mart  2003  de, Irak’a yaptığı müdahale şüphesiz önemlidir. Bu müdahale sonunda  Saddam Hüseyin rejimi yıkılmış, Baas Partisi dağıtılmış, ordu ve el Muhaberat dağıtılmış, kitle imha silahları imha edilmiştir.  Kürdleri tehdit eden, Kürdlere soykırım yapan belli başlı güçler bunlardı. Bu güçlerin ortadan kalkması, Kürdlerin önünü açmış,  Kürdistan Bölgesel Yönetimi bu süreçte kurulmuştur. Bu, 1920’lerde,  Milletler Cemiyeti döneminde  kurulan uluslar arası Anti-Kürd nizamda  çok önemli bir değişim başlatmıştır.

IŞİD’in, 10 Haziran 2014 de, Musul’a saldırısı, Yakın Doğu’daki, Orta Doğu’daki yerleşik düzenlerde çok büyük sarsıntıların yaşanmasına neden olmuştur.

Yakın Doğu’da, Orta Doğu’da alt-üst olma durumları yaşanmaktadır. Yakın Doğu, Orta Doğu yeniden kurulmaktadır. Kanımca bu bölgede, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaşananlar yeniden yaşanacaktır. Ama bu sefer Büyük Britanya, Fransa gibi emperyal devletlerin değil, bölgenin yerli haklarının arzuları, beklentileri belirleyici olacaktır.  Yakın Doğu’nun, Orta Doğu’nun yerli halklarının istekleri, beklentileri doğrultusunda  Birinci Dünya Savaşı sonundaki süreçler  yeniden yaşanacaktır. Bu çerçevede Kürdler, dünya uluslar ailesinin  eşit bir ferdi olarak  tarih sahnesine çıkacaktır.

Uluslararası Anti-Kürd Nizam ve Yüksek Kürd Bilinci  kitabında  son birkaç yıldır yayımlanan yazılar bir araya getirilmiştir.

Kürd/Kürdistan sorununu, Ermeni, Asuri-Süryani, Ezidi sorunlarıyla birlikte, Türk, Arap, Fars gelişmeleri sürecinde ele alınması kaçınılmazdır.

 

1920’lerde oluşan Uluslararası Anti-Kürt Nizam,  Yüksek Kürt Bilinci ile aşılır.

ISBN: 978-605-9073-02-8

İBV Yayınları

Fiyatı : 27 TL

Sayfa: 334

Ebat: 13,5x13,5

İstanbul, 2015

Kirletilen Kavramlar, İsmail Beşikci

Kürt Hareketinin bilime ihtiyacı çok büyüktür. Özgürlük Hareketi bunun bilincindedir, Kürdistanı, Kürt toplumunu kavramak için çok yoğun bir çaba içindedir. Özgürlük Hareketi, demokrasi, özgürlük, eşitlik, hukuk, hukukun evrensel ilkeleri, bağımsızlık, ulusların eşitliği, ulusların kendi geleceklerini tayin hakkı, insan hakları gibi kategorilerin de bilincindedir ve bunları kazanmaya çalışmakta-dır. Bu kavramların ete kemiğe bürünmesi, toplumsal, siyasal ve kül-türel akımlar olarak güçlenmesi, yaşama geçmesi, Özgürlük Hareketini ilerleten önemli bir dinamik olmaktadır.

Resmi ideoloji ise bu kavramların içeriğini boşaltmak, temel toplumsal ve siyasal süreçleri çarpıtmak, bunların gücünü azaltmak ve etkisiz kılmak için elinden geleni yapmaktadır. Devleti düşüncede ve uygulamada çifte standartlı kılan bu tutumun, resmi ideolojinin doğal bir sonucu olduğu çok açıktır. Buysa, bu kavramları kirletmek-ten başka bir sonuç doğurmamaktadır. Kürtlere ve Türklere yaklaşım-da, her zaman farklı farklı ölçütler kullanılmaktadır. Üniversite, yargı organları, yasama organı, basın, siyasal partiler, kamu yönetimi bu kavramları kirleten başlıca güç odakları olarak belirmektedir.

Gerilla mücadelesi, gerek Kürdistanda, gerek Türkiyede toplumsal ve ekonomik yapıları, siyasal kurumları, değer sistemlerini yoğun bir şekilde etkilemektedir. Kürt toplumunda çok büyük siyasal ve toplumsal değişimler oldu. Geleneksel toplum yapısı hızla değişiyor, çözülüyor. Toplumsal değerler, ahlaki değerler alt-üst oldu; modern değerler oluşuyor. Siyasal kültür gelişiyor. Kürt toplumu kendi ulusal kimliğine sahip çıkıyor, özgürleşiyor. Kürt insanları arasında, toplumda, duygu ve düşünce olarak uluslaşma gelişiyor. Kürt insanları artık geçmişlerini daha ciddi anlamak ve kavramak istiyorlar, ulusun ve ülkenin bölünmesini kavramaya çalışıyorlar. Bu politikanın nasıl düşünüldüğünü, nasıl uygulandığını, ne gibi sonuçlar ortaya çıkardığını sormaya, soruşturmaya çalışıyorlar. Ansiklopedi karıştırıyor, arşivlerde incelemeler yapıyorlar, konferanslar düzenliyor, sanatsal etkinlikler ve kültürel değerleri ile kendini donatmaktadır, zenginleşmektedir. Olgular kavramlarla izah edilir, kavramların içeriği boşaltılarak sunulduğunda bilgi kirletilir. Kavramları içeriğine uygun sunmak önemlidir.

ISBN: 978-605-85491-9-7

İBV Yayınları

Fiyatı : 32 TL

Ebat: 13,5x13,5

 

Sayfa: 400

İstanbul, 2015

 

Kirletilen Değerler, İsmail Beşikci

“Kirletilen Değerler” kitabında iki inceleme yer almaktadır.

Birinci yazıda; “Bireysel Başvurunun Sömürgedeki Değeri” başlığını taşımaktadır. Alt-sömürge Kürdistanda gelişen gerilla mücadelesi, toplumsal ve siyasal gelişmeler karşısında, bireysel başvurunun ne anlama geldiği konusu tartışılmaktadır.

Milletler Cemiyeti, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kurumlar, kuruluş aşamalarında, Ortadoğuda Kürtlerin durumu, Kürdistanın bölünmesi, parçalanması ve paylaşılması, Kürtlerin ulusal ve demokratik istemleri hiç dikkate alınmamıştır. II. Dünya Savaşından sonra, Avrupa Konseyi kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hazırlanırken durum yine böyledir. Avrupa hem, Kürdistanın bölünmesine, parçalanmasına, paylaşılmasına aktif bir şekilde katılmış, bunun için Ortadoğudaki yerli sömürgeci güçlerle işbirliği yapmış, hem de Kürtlerin bu yoldaki ulusal ve demokratik istemlerini görmezden, bilmezden, duymazdan gelmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu çerçevede oluşturulan bireysel başvuru kurumu, insan hakları ihlallerini önlemek amacıyla oluşturulan mekanizmaları içerir. İnsan hakları ihlalleri, devletin, suçlu saydığı insanlara karşı muamelesi sırasında meydana gelen olaylardır. Türkiyenin, Kürdistanda gerçekleştirdiği operasyonları ise, değil suçluya karşı muamele, düşmana karşı muamele kavramı çerçevesinde bile açıklamak mümkün değildir. Türkiye, alt-sömürge Kürdistanda, zamana yayılmış bir soykırım gerçekleştirmektedir. Türkiye, Ermeni soykırımını ısrarla inkâr ettiği günde bile, Kürtlere karşı, zamana yayılmış bir soykırım yapmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bu süreçteki en büyük destekçileri ise, Avrupa Konseyini kuran, insan haklarını koruma, güçlendirme ve yaygınlaştırma amacında olduklarını söyleyen Avrupa devletleridir.

 

İkinci yazı, “Alt-Sömürge Kürdistanda Evrensel Değerlerin Çöküşü” başlığını taşımaktadır. Bu, 21-23 Eylül 1994 tarihleri arasında Osloda düzenlenen “Norveç Uluslararası İfade Özgürlüğü Sempozyumu”na gönderilen bir bildiridir  

ISBN: 978 -605-85491-8-0

İBV Yayınları

Fiyat: 25 TL

Ebat: 13,5x13,5

Sayfa: 280

 

 

1984’ten Önceki 25 Yılda KÜRTLERİN SİLAHSIZ MÜCADELESİ, Celâl Temel

Kürt halkı olarak yakın tarihimizi ne kadar biliyoruz? Bu soruya, “iyi biliyoruz” diye cevap vermek isterdim. Ne yazık ki veremiyorum. Bir ülke, bir millet ve bir dil sömürgeci uygulamalarla karşı karşıya ise ve yok sayılıyorsa, o ülkenin ve o milletin tarihini öğrenmek çok zor olur. Çünkü “olmayanın” tarihi de olmaz.

Bundan kötüsü, inanç, ideoloji, siyasi ve toplumsal kaygıların, objektif tarihin öğrenilmesinin önüne geçmesidir. Kürtler, Türk Tarih Tezi’nden ödünç aldıkları görüşün etkisiyle böyle bir dönem yaşadılar. Son dönemlerde, Kürdistan tarihi, neredeyse PKK’nın kuruluşu ve 1984’deki silahlı mücadele ile başlatılıyor. Ondan önceki tarih yok sayılıyor. Hâlbuki tarih, bugünü anlamak ve yarın için yapacaklarımızın bilincine varmak için öğrenilir.  Fernand Braudel‘in deyimiyle,  geçmiş ve şimdiki zaman birbirlerini karşılıklı olarak aydınlatmaktadır.

 

Celal Temel, 1984’ten Önceki 25 Yılda, KÜRTLERİN SİLAHSIZ MÜCADELESİ kitabıyla, Kürdistan’ın kuzeyinde 1984’te silahlı mücadeleye evirilen mücadelenin 25 yıl öncesine ışık tutmaya çalışıyor.  Karanlıkta kalmış yahut tarihi önemi kavranmamış birçok olayları, kuyumcu titizliği ile yeniden tarih sahnesine çıkarıyor. Tarihin sürekliliği açısından, yeri geldikçe önceki ve sonraki tarihe de uzanıyor. Yakın tarihi derinlemesine öğrenmek isteyenlere, sunduğu konular ve kaynakça açısından önemli bir başlangıç kitabı.

ISBN: 978-605-9073-01-1

İBV Yayınları

Fiyatı : 37 TL

Ebat: 13,5x13,5

 

Sayfa: 560

İstanbul, 2015

YÜZ YILLIK AH! Toplumsal hafızanın İzinde1915 DİYARBEKİR!, Namık Kemal Dinç, Adnan Çelik

İsmail Beşikci Vakfı tarafından projelendirilip yürütülen, Namık Kemal Dinç ve Adnan Çelik tarafından hazırlanan bu çalışmayla;

Diyarbakır özelinde, 1915’in kolektif hafızasını ortaya çıkarmaya, kuşaklararası aktarım ve sessizleştirme süreçlerini anlamaya ve son derece güncel bir mesele olarak süregelen 1915’in şimdide nasıl kurulduğuna, anlaşıldığına, anlatıldığına ve gerekçelendirildiğine odaklanmaya çalıştık. Sadece Diyarbakırda yaptığımız sözlü  tarih görüşmeleri ile sınırlı olmayan; hem bölgenin 1915teki durumunu kavramamıza olanak sağlayan tarihsel bilgi çerçevelerinden hem de Kürtlerin 1915’e dair hafızasından beslenen Kürt edebiyatından da istifade eden bir kitap çalışmasının faydalı olacağını düşündük. 1915 hafızasının izini sürerken bireylerin öznel anlatılarının tarihsel bir suçluluk kolektifinde biriktiği yüzyıllık ah duygulanımının, bugüne kadar gerçekleşmemiş olan geçmişle yüzleşmeye dair imkânlarını sorguladık. Tarih, hafıza ve edebiyat ekseninde şekillenen bu kitap; ne salt akademik bir içeriğe sahip ne de eleştirel bilgi üretiminden vazgeçen nostaljik bir anlatıdır.

 

 ISBN: 9786059073059

İBV Yayınları

Fiyatı: 32 TL

Ebat: 13,5x13,5

 

Sayfa: 408

İstanbul, 2015

 


Copyright © 2017