Kurdî English

DEĞERLİ MİSAFİRLER!

Bu karlı boranlı günde, İsmail Beşikci Vakfı’nın 4. kuruluş yıldönümünde, sevgili hocamız İsmail Beşikci’nin doğum gününde ve değerli Ressam Rıza Topal’ın resim sergisinin açılışında, bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederim.

Bugün bana düşen görev, Ressam Rıza Topal’ı size tanıtmaktır. Adet olduğu üzere tanıtıma özgeçmişten başlayacağım.

Rıza Topal 1934’te Dêrsîm’in Mazgirt ilçesi Hulman Köy’ünde doğdu.

İlk ve orta tahsilini Dêrsîm’de yatılı okullarda tamamladı. 1950 yılında Akçadağ Muallim Mektebi’ni bitirerek öğretmen oldu. Bingöl ve Hakkâri’de öğretmenlik yaptı. 1960 yılında, ”Ben şan ve şöhret istemiyorum, Hakkâri’ye gidip öğretmen olarak halkıma hizmet istiyorum” diye Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurarak, Hakkâri’ye atanmasını sağladı. 

1968 yılında Almanya’ya gitti ve o tarihten beri Almanya’da yaşıyor.

Rıza Topal öğrencilik yıllarında resim çalışmaya başladı. İlk resim sergisini 1954’te  Malatya’da açtı. 1958 yılında Ankara’da ikinci sergisi açıldı. 1966 yılında Devlet Resim ve Heykel Sergisi’ne katıldı ve bir eseri Devlet Resim ve Heykel Müzesi’ne alındı. 1961-68 yıllarında Varlık Dergisi’ne desenler çizdi.

Rıza Topal sanatıyla, Ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun takdirlerini ve dostluğunu kazandı. Türkiye’deki çalışmaları sanat çevrelerinin ilgisini çekti.

Almanya’da Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümünü bitirdi.

Rıza Topal Almanya’da çeşitli sergiler açtı ve toplu sergilere katıldı. Sanat eleştirmenleri, çeşitli basın organlarında onun sanatını öven yazılar yazdı. Kürtlüğünü öne çıkarınca, Türk devletinin şimşeklerini üzerine çekti. Almanya’nın Bochum ve Bremen kentlerindeki sergileri, Türk konsoloslarınca resmi makamlar nezdinde protesto edildi. Bochum’daki görevlinin işine son verildi. Rıza Topal için Almanya’da sergi düzenlemek, Türk makamları ile çatışma demekti. Çatışmamak için, Rıza Topal görmezden gelindi ve unutturulmaya çalışıldı.

 

Peki Kürtlerden yeterince ilgi gördü mü? Bunu Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı’na yazdığı mektupta, kendi kaleminden öğrenelim. Beş bine yakın resim, heykelcik ve desenlerden oluşan eserlerini, devlet müzesine bağışlama ve korunması isteğini belirten yazı ve şiirden oluşan mektubunda;

                        “Kurd im” got, gişt derî min hat girtin

                        Ew nava min re bûbû wek sûç kirinkar

                        Kurdan jî derî ser min qet nevekirin

                        Çand, huner mal de bûne rizî û tar û mar

Türkçe anlamını da sunmak istiyorum:

                        Kürdüm dedim, bütün kapılar yüzüme kapandı

                        Kürtlük adımla birlikte adeta suçlandı

                      Kürtler de yüzüme hiç kapı açmadılar

                      Kültür, sanat evde çürüdü perişan oldu

Bundan on beş yıl önce, Rıza Topal ile Münih’te uzun bir sohbetim oldu. Aynı İsmail Beşikçi’nin “Kitaplarım benden sonra ne olacak ?” diye sorduğu gibi, “Eserlerim birikti, evimde yer kalmadı. Ben de yaşlanıyorum. Benden sonra eserlerim ne olacak?” diye sordu. “Sabırlı ol, mutlaka bir çözüm bulunur” dedim. O an bu koca sanatçı için, bir teselli sözcüğünden başka ne diyebilirdim?  Ancak Kürt halkının bir kuş gibi özgürlüğe kanat açtığının bilincindeydim. Charles Darwin’in “Bilim ve sanat bir kuşun kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçmayanlar ise tavuk olur. Tavuk toplum, önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının bile alındığının farkında olmaz” sözüne inanıyordum.

Kürdistan halkı,  özgür olabilmek için, bilim ve sanata değer veren kurumlara mutlaka sahip olacaktı. Yeterli olmasa da, bu tür kurumların yeni yeni oluşmaya başladığının sevincini yaşadığımı belirtmek istiyorum. Naçizane bunlardan birinin de İsmail Beşikçi Vakfı olduğunu söyleyebilirim.

 

Değerli sanatçı Rıza Topal!

On beş yıl önce sana verdiğim sözün bugün kısmen de olsa gerçekleştiğini görmenin mutluluğunu yaşıyorum. Bana sözümü yerine getirmek olanağını sağlayan İsmail Beşikci Vakfı’na, huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Kuruluş felsefinde İsmail Beşikci’ye vefa yatan Vakfımızın, aynı vefayı Kürdistanlı bilim ve sanat insanlarına da göstereceğinden kuşkunuz olmasın. Çok yönlü bir kültür ve sanat insanı olan Rıza Topal’ın resim sergisinin Vakfımızca düzenlenen açılışı bunun somut bir örneğidir. Yine çok yakında değerli bilim insanı Prof Dr. Bahattin Gümgüm’ün Kürtçe-İngilizce- Türkçe, İngilizce-Kürtçe- Türkçe, Türkçe-Kürtçe-İngilizce Fen Bilimleri Sözlüğü’nü yayınlayacağız.

Sergideki resimlerin satışından elde edilecek gelirin yarısı, Rıza Topal tarafından Vakfımıza bağışlanmıştır. 21 Ocağa kadar Cezayir Restaurant’ta sergi devam edecektir. 21 Ocaktan sonra ise, Vakıf’ta da eserlerinin sergilenişi ve satışı devam edecektir.

Sergi için yer tahsis eden Anadolu A.Ş ile serginin hazırlanmasında büyük emekleri olan Ressam Gülcan ve Mehmet Koçak’a özellikle teşekkür etmek isterim.

Hepinizi saygı ile selamlıyorum.

08.01.2015

Foroğraflar için tıklayınız...

 


Copyright © 2018